Basın, toplumun gözü, kulağı ve sesidir. Kamunun bilgiye erişim hakkını savunan, olayları tarafsız bir şekilde aktaran ve halkın nabzını tutan bir köprüdür. Ancak basın, yalnızca kurumların sosyal medya paylaşımlarını derleyen ya da sağdan soldan toplanan bilgileri bir araya getiren bir toplayıcı değildir. Basın, toplumu bilgilendirmek, farkındalık yaratmak ve kamuoyunu aydınlatmak gibi önemli bir sorumluluk taşır.



Yerel basın, bu sorumluluğu daha yoğun bir şekilde hisseder. Bir ilçede, kasabada ya da şehirde yaşananlar, o bölgenin insanlarının hayatını doğrudan etkiler. Ancak yerel basının bu görevini layıkıyla yerine getirebilmesi için bilgiye erişimi kolay olmalıdır. Örneğin, bir ilçede önemli bir etkinlik düzenleniyor, bir proje hayata geçiriliyor ya da toplumsal bir gelişme yaşanıyorsa, bu bilgiler yalnızca sosyal medya hesaplarında paylaşılıp birkaç grupta duyurulmakla yetinmemelidir. Basın, bu tür gelişmeleri halka ulaştırmak için sürece dahil edilmeli, bilgilendirilmeli ve davet edilmelidir.



Yerel basın, bir bölgenin hafızasıdır. Ancak bu hafızayı oluşturabilmesi için sosyal medya tarayıcısı ya da dedikodu toplayıcısı konumuna düşürülmemelidir. Basın, saygı gördüğünde ve bilgiye erişim sağlandığında, toplum da daha şeffaf ve doğru bir şekilde bilgilenir. Bu, bir eleştiri değil, daha güçlü bir iletişim için bir çağrıdır: Hep birlikte, şeffaf, kapsayıcı ve bilgilendirici bir iletişim ağı kuralım.
















