Ardeşen, 3 Aralık 2025 – Bugün Dünya Engelli Bireyler Farkındalık Günü. Engellerin kalktığı, hiçbir zorluğun yaşanmadığı o ideal güne atfen “kutlama” kelimesini kullanmak yerine, bu günün amacını doğru koymak gerekiyor: Hatırlatma ve sorgulama. Bu özel gün, engelsiz vatandaşlara, engelli komşularının varlığını, haklarını ve yaşam koşullarını hatırlatmak için var. Ancak Ardeşen’de yapılan programlar, verilen mesajlar ve paylaşılan güzel sözler, günlük yaşamın acı gerçekleriyle örtüşüyor mu?
Bu farkındalık gününde zihinlerimizde birçok soru var: Ardeşen’de başta olmak üzere, engelli bireyler tek başına, rahatça, gönlünce dışarıya çıkıp gezebiliyor mu? Bir işte çalışabiliyor mu? Şehiriçi veya şehirlerarası yolculuk yapabiliyorlar mı?
Bir engelli vatandaş, şehir merkezinde bağımsız bir şekilde dolaşıp, istediği bir lokantaya girip yemek yiyebiliyor mu?
Bir işyerinin tuvaletine, kamu kurumunun giriş kapısına veya bir bankanın veznesine sorunsuz erişebiliyor mu?
Engelli bireyler, şehir içinde veya Rize’ye, Trabzon’a gitmek istese, bu seyahatini kolaylıkla gerçekleştirebileceği, tekerlekli sandalye dostu toplu taşıma araçlarımız yeterli mi?
Farkındalık yaratmak elbette değerli bir başlangıçtır, ancak tek başına yeterli değildir. Engelli vatandaşlarımızın yaşadığı zorluklar, ne anlamlı bir sözle ne de duygusal bir mesajla çözülür. Asıl ihtiyaç duyulan şey, somut, fiziksel ve yasal altyapı dönüşümüdür. Şehirlerimizin, iş yerlerimizin, kamu binalarımızın ve toplu taşıma araçlarımızın “erişilebilirliği” artırılmadıkça, bu günün mesajları havada kalmaya mahkûmdur. Bu sorumluluk sadece devlette veya kurumlarda değildir; asıl mesele toplumsal bilinç ve duyarlılıktır.
















